
Kârlı Yatırım Araçları
Yazan: Dr. Murat Kınıkoğlu
Ahmet Bey, on beş yılı aşkındır takip ettiğim, güler yüzlü bir hastam. Kendisini yılda bir kez özel sağlık sigortasının sağlık kontrolü sırasında görüyorum. Çalışkan ve başarılı bir işadamı olduğunu biliyorum, aynı zamanda borsayla ilgileniyor… Tansiyon yüksekliği ve kolesterol dışında bir sağlık sorunu yok. Her geldiğinde beş on dakika havadan sudan konuşuruz. Hani şu hepinizin bildiği işler nasıl gidiyor muhabbeti… Biraz yakınır, biraz şükreder, altın fiyatlarından bahseder, bana borsayla ilgili tüyolar vermeye çalışır.
Ona birkaç kez en büyük sorununun geç vakitlere kadar çalışması olduğunu söyledim, 22’den önce eve gidemediği için kendine vakit ayıramıyor, spor yapamıyor. Ahmet Bey gibi çok çalışanlar ne yedip içtiklerine de dikkat göstermiyorlar, iş hayatları her şeyin önünde olduğu için bir türlü diyete başlayamıyorlar.
Ahmet Bey gibi mali durumu iyi olduğu hâlde çok çalışanlara şaşmışımdır. Birkaç yıl önce, “Neden bu kadar çok çalışıyorsunuz?” diye sorduğumda gülerek “Beş bin dolar” dediğini hatırlıyorum, “Emekli Ahmet Bey’in düzenli aylık geliri olsun istiyorum. Ayda beş bin dolarlık kira geliri fena olmaz.” Emekli Ahmet Bey dediği kendisinin on yıl sonraki hâli…
Hepimiz gelecekteki “biz” için çalışmıyor, yatırımlarımızı da gelecekteki “biz” için yapmıyor muyuz? Gelecekteki “Ahmet” rahat etsin, gelecekteki “Murat” kimseye muhtaç olmadan rahat bir hayat sürsün.

Yukarıda kafatasının evrimsel süreçteki gelişimini görüyorsunuz. Atalarımızın kafatası günümüz şempanzelerinde olduğu gibi alınsız, arkaya doğru yassı bir yapıdaydı. Son 40 bin yılda oluşan en belirgin değişiklik gözlerin üzerindeki “alın” kısmının büyümesi, öne çıkması oldu. Beynin bu kısmına frontal lob adını veriyoruz. Frontal lobun tam olarak ne işe yaradığı uzun süre anlaşılamadı. Günümüzde frontal-alın lobunun en önemli görevinin planlama yapmak, yani “gelecekteki biz”in durumu hakkında düşünmek olduğunu biliyoruz. Hayvanlar bizim gibi gelişmiş bir alın lobuna sahip olmadıkları için geleceklerini –en azından bizim kadar– dert etmezler.
Ahmet Bey geçen ay kalp krizi geçirdi
Hastaneden verdikleri epikrizde kalbin önden inen ana damarının başlangıç yerinden tıkandığı yazıyordu. Yoğun bakıma aldıklarında kalp iki kez durmuş, elektrik şokuyla tekrar çalıştırmışlar. Bana geldiğinde kendini toplamış, morali yerine gelmişti, sözü gene borsaya getirdi, son bir aydaki değer artışı çok işine yaramış, birkaç gayrimenkulü iyi fiyata kapatmış. “Kalp krizi geçirmeden önceki hafta, hayalini kurduğum beş bin dolarlık kira gelirine ulaştım.” dedi. “Bundan sonra part-time çalışacağım.”
Ona istesen de artık tam gün çalışamazsın diyemedim. Bundan sonra hızlı yürüyemeyecek, ikinci kat merdivenlerini çıkarken nefesi daralacağı için durup dinlenmek zorunda kalacak. Bazı geceler rahat uyuyabilmek için yastığını yükseltmek zorunda kalacak. Kırk yılın başında yengeyle biraz aşnoş fişnoş yapacak olsa “Ya bir şey olursa…” endişesinden kurtulamayacak.
En Kârlı Yatırım
Sevgili dostlarım, en kârlı yatırım “Sağlığa yapılan yatırım”dır. Gelecekteki “siz”in sağlığına bugünden yatırım yapmazsanız, diğer yatırımlarınız riske girer. Alın lobunuzu çalıştırırken “gelecekteki siz”in maddi rahatının yanında sağlıklı olması için de bugünden bir şeyler yapmanız gerektiğini unutmayın.
Emekli olduğunuzda şu mavi gökyüzünün altında rahat nefes almak, dizleriniz ağrımadan yürümek mi istersiniz? Beş bin dolar aylık kira mı istersiniz?
Sağlıkla ilgili yatırım önerilerim
1) Sigarayı bırakın.
2) Bitkisel beslenin; et, tavuk, yumurta, süt, yoğurt gibi hayvansal gıdaları mümkün olduğunca az tüketin.
3) Yemeklerinize (zeytinyağı dahi olsa) 1 tatlı kaşığından fazla yağ koymayın.
4) Şekerli gıdaları yemeyin.
5) Zayıf olmayın ama göbekli de olmayın.
6) Her gün bir saat spor yapın.
7) Alkol alıyorsanız abartmayın.

Sağlığımıza yatırım gibi konular hakkında olup sağlıklı yaşam (fitness) konularıyla dolaylı yoldan ilgili olan bu yazıda kullanılan telif haklarıyla korunan görseller: kenteegardin Creative Commons lisanslarına uygun olarak kullanılmıştır.
Okuduğum kitaplardan edindiğim bilgide bu yönde destekleyeci yazınız için çok teşekürler.
Uzun bir ömür sürmüş yaşlı bir adama eğer geçmişe dönüp bir şeyi değiştirmek isteseydin neyi değiştirirdin diye sorduklarında “Bu kadar uzun yaşayacağımı bilseydim sağlığıma daha dikkat ederdim demiş”
İş hayatında yükselmeye çalışırken strese bağlı sağlık problemleri beliriyor. Bu konuda en büyük eksikliğimiz sanırım spor. Şirketimizde kilo veren arkadaşların nasıl sorususuna verdikleri cevap; diyet ! Düzenli spor yapan çok az kimse tanıyorum.
Sürekli diyet yapan bir grubun sağlıksız beslendiği önerisi de hatalı olmaz.
Sigarayı ve içeceklerde şeker kullanmayı bırakmış biri olarak bazı alışkanlıklardan vazgeçmenin çok zor olduğunu biliyorum.
Siz değerli doktorlarımızdan bu yazınızdaki uygulanabilir tavsiyeler bekliyoruz. Çalışmanızda başarılar.