
Bitter Çikolata İçin İyi Haber: Kakao Prebiyotikleri Anlaşıldı
Zinde Türkiye – Yüzyıllardır bitter çikolatanın sağlığa yararları konusu dile getirilmiş olsa da, bunun altındaki temel neden bugüne kadar hep bir “gizem” olarak kalmıştır. Araştırmacılar, midedeki belli bir bakteri türünün çikolatayı adeta yalayıp yuttuğunu ve onu iltihaplanmayı önleyici bileşenler şeklinde mayaladığını, bunun da kalp sağlığına olumlu etkileri gözlendiğini ortaya koydu.
Araştırmanın sonuçları National Meeting & Exposition of the American Chemical Society dergisinin 247. sayısında yayımlandı.
Araştırmayı yürüten ekibin içerisinde yer alan, tıp fakültesi öğrencisi Maria Moore, “midede iki tür mikrop vardır: iyi olanlar ve kötü olanlar. Bifidobakteriler ve laktik asit bakteriler gibi iyi mikroplar, çikolatayla adeta ziyafet çekerler. Bitter çikolata yediğinizde, onu alır ve fermente ederler, bunu yaparken iltihaplanmayı önleyici bileşenler üretirler.” “Bağırsaktaki diğer tür kötü bakterilerin ise midede gaz, şişme, ishal ve kabızlık gibi sonuçlar doğurabiliyor. Bu bakteriler arasında Clostridia ve E.coli de sayılabilir.”
Araştırma ekibi üç kakao tozunu modelledikleri bir sindirim simülasyonunda test etti, bu test simülasyonu insanlardaki normal sindirimi taklit eden bir düzenek olacak şekilde tasarlandı. Bu deneyde sindirilemeyen materyaller ile insan dışkısında bulunan bakteriler de anaerobik fermantasyonla ilgili olarak sınandı.
Araştırma ekibinden Finley, çikolatanın da içinde bulunan bir madde olan kakaonun çeşitli polifenoller ve antioksidanlar içerdiğini, catechin ve epicatechin gibi maddelerin yanı sıra küçük bir miktar diyet lifi içerdiğini aktardı. Bu bileşenlerin vücut tarafından kötü bir şekilde sindiriliyor ve az miktarda absorbe ediliyor, ancak bunlar kolona ulaştıklarında iyi mikroplar tarafından kullanılıyor. Finley, “Biz çalışmamızda polifenol içeren kakao diyet liflerinin fermente edilip daha küçük polimer moleküllerine dönüştüğünü ve metabolize edildiğini gördük, bu sayede kolayca absorbe ediliyorlardı. Ayrıca bu küçültülmüş polimerlerin anti-inflamatuar, yani iltihap önleyici etkide bulunduğunu gördük.” dedi.
Finley, kakao liflerindeki prebiyotiklerin kişilerin sağlık düzeyini yükseltebilecek etkisinin olduğunu ve polifenollerin anti-inflamatuar bileşenlere dönüşmesine yardım ettiğini not ettiklerini ifade etti. “Prebiyotikleri tükettiğinizde bağırsak florasındaki yararlı mikropların nüfusu artar ve zararlı bağırsak mikroplarına karşı üstünlük ele geçirirler,” sözlerini de ekledi. Prebiyotikler aslında gıdalardan bulunan karbonhidratlardır ancak insanlar tarafından sindirilemez, ne var ki bu prebiyotikler bağırsak florasındaki iyi bakteriler tarafından sindirilip besin olarak kullanılırlar. Pişmiş tam buğday, çiğ sarımsak gibi besinlerde de bulunan prebiyotikler, bağırsak floranızda iyi bakterilerin hakim olmasını sağlar.
Finley sözlerini, “Bitter çikolotanın nar ve acai gibi meyvelerle birleştirilerek kullanılması daha fazla sağlığa olumlu etki yaratılmasını sağlar, insanlara bunu denemelerini öneririm dedi. Belki de gelecekte gıda endüstrisi bunları yapacaktır.” diye sonlandırdı.
Yapılan bu çalışma Louisiana Eyalet Üniversitesi Tarım Bölümü ve Louisiana AgCenter Lisans Araştırma Bursu tarafından desteklenmiştir.

Fotoğraf: John Loo
İlk yorum yapan siz olun