İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Şok Diyetin Riskleri

diyet-tap

Şok diyetler olarak kabul edilen ketojenik diyetler kısa sürede kilo verdirdiği gibi metabolizma üzerinde kalıcı hasarlara da neden olabiliyor.

Şok Diyet Listesi

Terazi ibresinin inmesi ve birkaç kilo aşağı göstermesi için 24 saat aç kalmanız yeterli. Ne var ki bu sahte bir zafer. Çünkü bu yöntemle vücut su kaybına uğruyor kaslar küçülüyor ama yağlar erimiyor. Bu aşamada organizma kendisi için gerekli olan enerjiyi yakalamak için kaslar ve karaciğerde bulunan glikojen denilen bir tür şekeri yakıyor. Sonra kasları enerjiye dönüştürüyor. İşte bu nedenle gün boyunca yemek yemeyen kişi kendini güçsüz hissetmeye başlıyor. Çünkü karbonhidrat almadan veva çok kısıtlı beslenilen bir diyetle gün içinde tüm karbonhidrat depoları boşalır, kan şekeri düşer, tatlı isteği ve güçsüzlük artar, iş verimi düşer, baş ağrısı oluşabilir.

Yüksek protein içeren, karbonhidrat içermeyen düşük kalorili diyetler metabolizmayı hızlandırdığı için hızlı kilo kaybı sağlar fakat tartıda görülen yağ kaybı olmayıp sadece kas ve su kaybıdır. 1 gr kas kaybettiğinizde yaklaşık 2,7 gr su kaybedersiniz ve böylece hızla zayıfladığınızı sanarsınız. Bunu anlamak için en kolay yol aynaya bakmaktır. Eğer tartıda kilo vermenize rağmen yüzünüz, kollarınız inceliyor ve yağ deposu olan karın/ kalça bölgesi incelmiyorsa siz yağ kaybetmiyor ve doğru zayıflamıyorsunuz demektir.

Hızlı kilo verdiren mucizevi hatalar

Kişinin kendi isteği ile hızlı kilo vermesi günlük enerji alımının azalması veya harcadığı enerjiyi egzersiz ile artırması temeline dayanır. Hızlı kilo kaybı genelde düşük kalorili ve proteini yüksek diyetlerle sağlanır. Bu tür diyetlerde düşük karbonhidrat ve ilk günlerde yaşanan su kaybı nedeniyle ortaya çıkan hızlı kilo kaybı yüz güldürücüdür. Düşük karbonhidratlı hızlı kilo verdiren bu diyetler ilk kez 1863 yılında Banting tarafından şeker hastalığının tedavisi amacıyla kullanılmıştır. Bu diyetlerde yan etki olarak başağrısı, bulantı, ishal, halsizlik sıkça gözlenir. Ayrıca hızlı kilo vermeyi sağlayan ancak kalıcı olmayıp daha fazla kilo almaya davet eden diyetler olup, sağlık açısından önerilmemektedir. Proteini yüksek düşük kalorili diyetlerin kolesterol açısından da zengin olması kalp hastalığı açısından çok önemli bir risktir. Çünkü proteini yüksek karbonhidratı düşük diyette ekmek ve türevleri kısıtlanır yerine, hayvansal kaynaklı besinler daha fazla verilir ( tavuk, balık, süt, peynir, yoğurt, et ürünleri gibi). Çok düşük kalorili diyet yapanlarda görülen diğer bir risk de safra kesesi problemidir.

Diyet yapan kişiler, sonuca hemen ulaşmak istiyorlar, ancak seneler süren yanlış beslenme alışkanlıkları nedeniyle bozulan metabolizmalarının bir veya iki ay gibi kısa sürede düzelmesinin imkansız olduğunu zor kabul ediyorlar. Kilo vermekten çok elde edilen kiloyu korumak ve kişilerin su ile kas kaybı yerine yağ kaybetmeye yönelik diyetleri tercih etmeleri daha doğru oysa.

kilo-verme-sabretmektir

BodyTR olarak size şu parolayı öneriyoruz: Kilo Vermek Sabretmektir ! Üstteki resimde 1 senede egzersizle kilo veren bir çift görüyorsunuz, kaybedilen kas değil, yağ kütlesidir ve bu sağlıklıdır.

Ketonojik Diyetler

Tıp dilinde şok diyetlerin diğer adı ketojenik diyetlerdir. Çok düşük kalorili olup protein oranı yüksek diyetlerdir. Vücut dokularından kayıp ile kilo vermeyi sağlayan bu diyetlerde kişinin kas ve su kaybetmeği vücut yağının yükselmesine neden olur. Metabolizmanın tüm dengesini bozduğu için uzun süre kullanıldıktan sonra hızla kilo almalara neden olur. Sağlık açısından uygun olmadığı gibi besin öğeleri açsından yetersiz ve dengesiz olması nedeniyle hastalıklara daha kolay yakalanma riskini artırır.

Bölgesel şok diyetler

Hiçbir besine adres gösterip belli bir bölgeyi zayıflatma şansımız yoktur. Her birey genetik şifresi doğrultusunda zayıflar, önce kalça veya önce karın zayıflasın olayına kişi müdahale edemez ve baştan yaratma bir hayaldir. Çünkü şişman bir armut zayıflayınca zayıf bir armut şeklini alır, aynı şişman elmanın, zayıf elma olması gibi, armut tipinde bir insanı elma tipine dönüştüremezsiniz. Beslenme bir bilimdir ve bunu öğrenmek için kişi ya kendisi bu konuda okuyup bilinçlenmeli ya da eğitilmelidir. Yoksa alışkanlıklarla ve kulaktan dolma tavsiyelerle bu iş devam ettiği takdirde yanlış, dengesiz beslenme mutlaka obeziteyi ortaya çıkarır.

anorexia

Manken diyetleri, mucize diyetler, sadece protein ya da sadece sebze-meyve gibi tek yönlü diyetlerin zararları bilimsel ortamlarda sürekli vurgulanmasına rağmen medyatik ve ticari amaçlar nedeniyle maalesef bu diyetler halen gündemdeki yerini korumaktadır. Şişmanlık ciddi bir sağlık sorunu olduğu için ve tedaviyi endokrinolog, diyetisyen, egzersiz uzmanı ile psikolojik desteği saptayacak bir ekip yapmalıdır. Bizim ülke verilerimizde; 1965 ile 1971 yılları arasında Türkiye’de şişmanlık oranı ortalama yüzde 28 bulunmasana rağmen, şimdi bazı illerimizde 36’lara hatta 40’lara çıktığını öğreniyorum. Bazı kitaplar şişmanlığı çevresel besin zehirlenmesi olarak niteliyorlar. Çünkü şişmanlık oluşumunda % 30- 40 oranında genetik faktör etkili ama yüzde 60-70 oranında da çevresel ve sosyal sorunlar söz konusu. Şişmanlık son 20 yılda neredeyse 2 kat arttı. İnsan gen tipinde ise bu kadar hızlı bir değişiklik olmayacağı söylediğine göre bu durumda çevresel faktörlerin çozümüne ve alışkanlıkların değişimine odaklanmak gerekiyor.

Su içsem yarıyor!

Bu gerçek anlam olarak mübalaa edilip zaten işin içine espri eklemek için kullanılan bir deyim yani gerçeklik payı yok, çünkü suyun enerji değeri yok. Peki kişileri bu noktaya getiren nedir? Doğru kilo kaybı vücut yağ dokusundaki azalma ile olur. Bu da yağsız doku kitlesinin yani kas ağırlığının korunması demektir. Bazal metabolik hız vücudumuzdaki yağ ve yağsız doku ile orantılıdır. Sizin vücudunuzda ne kadar çok kas varsa metabolik hızınız da o kadar yüksek, yani yağ yakma kapasitenizde o kadar iyi demektir. Tam tersi kas kütleniz azaldıkça yağ yakma kapasitenizde azalır, işte yanlış bir diyetle kilo yeren kişi yağ dokusundan çok kas dokusunu kaybettiyse l gr kas kütlesi kaybı ile 2,7 gr su kaybetmiş demektir. Peki bu durumda ne olur? Metabolik hız düştüğü için kişi az ya da eskisi kadar yese de bu besinleri yakma kapasitesi düştüğü için kilosu artacaktır. Aynı şekilde kaybedilen su da bir miktar dengeleneceği için su içsem yarıyor ifadesini söyler hale gelecektir. Bu nedenle diyet mutlaka egzersiz ile desteklenmelidir. Çünkü egzersiz yapan kişinin yağ dokusu daha çabuk kaybolur. Egzersiz başlangıcında vücut ağırlığında önemli bir azalma olmayabilir, çünkü yağ dokusu azalırken başta kas kütlesi olmak üzere yağsız vücut kitlesi artar. Kas kitlesi arttığı için kilo kaybı az olabilir fakat sağlıklı zayıflama sağlanır. Yapılacak sporun sıklığı, tipi, aktivitenin hızı, şiddeti, süresi ve tekrar sayısı önemlidir. Egzersize başlayacak kişinin sağlık durumu gözden geçirilerek kişiye uygun egzersiz programı bir uzman tarafından hazırlanmalıdır.

Doğru diyet mi acaba?

Size verilen programı kontrol edin
Tüm besin grupları bir günlük diyet içinde yer alıyor mu?
Bu besinler her zaman alışveriş yaptığınız süpermarket veya manavda var mı?
Yaşam tarzınıza ve bütçenize uygun mu?
Program sevdiğiniz besinleri yemenize de müsade ediyor mu?
Sadece birkaç hafta değil ömür boyu uygulayabileceğiniz bir program mı?

İlgili Yazılar :
Şok Diyet Listesi

6 Yorum

  1. sinan sinan 27 Nisan 2010

    merhaba hocam şok diyetler riskli makelenizi okurken bir yer aklıma takıldı sıcağı sıcağına sormak istiyorum……. makeleden alıntım” Yapılacak sporun sıklığı, tipi, aktivitenin hızı, şiddeti, süresi ve tekrar sayısı önemlidir.” sıklığı tipi,aktivitenin hızı siddeti,süresi,tekrar sayısı nasıl olmalı açıklayabilirmisiniz?
    ben 180 boyundayım 89 kiloyum diyetime 1 nisanda başladım bugün 27 nisan 27 günde 93 kilodan 89 kiloya indim. koşu bandında bir saat geçiriyorum nabzım 130 civarında çalışıyorum.koşu bantı tutmalı nabız örçüyor kolu tutuyorum öle gösteriyor ama doğrumu ölçiyor bilmiyorum……gün aşırı karın gezesizleri yapıyorum koşu bandından sonra haftada 5 kere koşu bandına çıkıyorum 3 kerede karın çalışıyorum haftada
    1 mayısda bir ay olmuş olacak ve ağırlıklara geçicem…..
    sizce hocam ağırlığa geçeyimmi yoksa koşu bandında kalayımmı sizin öneriniz nedir hocam.
    —birde hocam panik atak tedavisi görüyorum.hiçbişr sıkıntım yok iyiyim ALLAH’a şükür.
    dideral bütün sabah akşam kullanıyorum lustral 100 mg
    bu ilaçlar bnim kilo vermemi zorlaştırıyormu çünkü 13 günden beri hiç kilo veremiyorum.ikinci sorum benim nabzım şiddetli çalışmama rağmen yükselmiyor dideralin etkisi olabilirmi

    • İlşad Özkan (ZT Yönetim Hesabı) İlşad Özkan (ZT Yönetim Hesabı) Yazar | 30 Nisan 2010

      Sinan Bey merhaba,

      Bu makaleyi sanıyorum birkaç makaleyi derleyerek yayınlamıştım. Ya da tamamı alıntıydı, hatırlamıyorum. Siteiy ilk açtığım zamanlarda açık kaynaklardan aldığım yazıları da siteye ekliyordum. Bana ait olan yazılar “İlşad Özkan” adıyla yayınlanmaktadır. Yine de bildiklerim dahilinde sorunuza yanıt vermeye çalışayım:

      Öncelikle altını kalın çizgilerle çizerek belirtmeliyim ki: Ben doktor değilim. Bu sebeple Dideral ve Lusrtal (sanırım bunlar ilaç adı) hakkında sorduklarınız hakkında en ufak bir fikrim bile yok.

      Ama egzersiz hakkında sorduğunuz “ağırlığa geçeyim mi?” sorusuna şu cevabı verebilirim: Genel olarak, biz herkese -kendine uygun olan- ağırlık çalışmalarına başlamalarını öneriyoruz zira kinesioloji (hareket bilimi)ye uygun yapılan ağırlıklı egzersizler hem güvenlidir hem de pek çok faydası vardır.

      ” Yapılacak sporun sıklığı, tipi, aktivitenin hızı, şiddeti, süresi ve tekrar sayısı önemlidir.” kısmı hakkında ise bu yorum sayfasında bir açıklama yapmak uygun olmaz zira uzun bir cevap olacaktır. Bu değerler ve öneriler kişiden kişiye göre değişir, biz sadece site olarak internet üzerinden yayınlayabileceğimiz en detaylı yazıları ve genel geçer önerileri veriyor, uyarılarımızı da yapıyoruz.

      ” Yapılacak sporun sıklığı, tipi, aktivitenin hızı, şiddeti, süresi ve tekrar sayısı önemlidir.”
      Cümlesi, aynı zaman da antrenman döneminin karakterini belirler ve bu nedenle kilo verme dönemi dahil bütün çalışmalarda önemlidir. Antrenman şiddeti ve dolayısıyla vücutta meydana gelmesi olası değişimler yukarda yazılan değerlerle yakından ilişkilidir ve bu nedenle de o yazılanlar önemlidir.

      Ağırlık çalışmasına geçtiğinizde haftalık koşu sayınızı 3’e düşürebilir ve kalan günlerin 2 ya da 3’ünde sadece ağırlık çalışabilirsiniz.

      Dideral konusuyla ilgili olarak lütfen doktorunuza danışın.

  2. sinan sinan 27 Nisan 2010

    hocam ağırlığa geçmemi uygun görürseniz set,tekrar,sayıları nasıl olmalıdır.set ve tekrar aralarında ne kadar süre dinlenmeliyim,ağırlığı nasıl seçmeliyim……

    hocam yapı olarak atletik birisiyim karın kaslarım var lise yıllarında belli oluyordu ama şimdilerde sıkmassam belli olmuyor vücudumdan bahsetmek istedim size

  3. seval seval 20 Mayıs 2012

    merhaba.ben 27 yasında 56 kılo 1.60 boyunda bır bayanım.2.dogumumdan sonra 72 kıloydum.fakat 1.5 sene ıcerısınde 53 kıloya dustum.bunu son 7 kılosu bır hap sayesınde oldu.ve bu koloyu 2 senedır koruyordum.53 ıla 55 arasında devam ettı.fakat sımdı 56 kıloyum ve yedıklerıme dıkkat etmem ragmen 53 kıloya dusemıyorum.ısım cok hareketlı ve yogun.sıkı dıyetlet zaten yapamam.proteın ıcerıklı 2 gunluk sok dıyet uygulamamı soyledıler.metabolızmamı hızlandırması ıcın.yapan arkadaslarım ıyı sonuc aldılar.ama ben bıraz korkuyorum.daha kotu olurmu acaba.53 kıloma gerıdonmek ıstıyorum.bunu nasıl yapabılırım.metabolızmamdan kaynaklanıyor galıba .bana yardımcı olurmusunuz..cevabınızı maıl adresıme gonderırsenız sevınırım.

    • İlşad Özkan (ZT Yönetim Hesabı) İlşad Özkan (ZT Yönetim Hesabı) Yazar | 22 Mayıs 2012

      Selam Seval,
      Hap sayesinde bir şey olduğundan o kadar emin olmamalısın bence. Nitekim yıllar geçtikçe kilon yukarıalra çıkabilir ve haplar falan… hikâye. Sana önerim sağlıklı yaşam ve düzenli sporu bir yaşam tarzı hâline getirmendir. Bu sayede formunu yıllarca koruyabilirsin.

  4. emre emre 19 Nisan 2013

    merhaba hocam,
    4-5 ay gibi bir surede 82kg dan 68 kıloya dustum,(22 yasındayım 176cm boyundayım) sadece ekmegi ve sekerı kıstım herhangi bir spor yapmadım, öğrenciyim. bilinçli bir şekilde vermek ıstemedım aslında sadece gobegım vardı gider diye kıstım biraz fakat su aralar fark ettım kı kollarım, bacaklarım ve kalçam incelmiş, göbeğimse hala duruyor.
    Göbek eritme ıle ılgılı yazınızı okurken bu yazınıza denk geldım ve yanlıs bır sekılde zayıfladıgımı anladım .
    kol ve bacaklarımın daha fazla ıncelmesını ıstemıyorum, göbeğim duruyor nasıl olsa, tekrar kıstıgım seyler arttırsam diye dusunuyorum ama eskı kılomada donmek ıstemıyorum.
    sizin tavsıyenızı almak ıstıyorum,
    Teşekkürler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir