
Esrar kullanımı, şizofreni riskini artıran faktörlerden biri olarak biliniyor. Yeni bir çalışma, bu iki durum arasındaki biyolojik ilişkiyi anlamak ve potansiyel biyobelirteçleri ortaya çıkarmak için şizofreni hastaları, esrar kullanım bozukluğu olan bireyler ve her iki tanıya sahip kişilerin kanlarındaki yağ asitlerini analiz etti. University of the Basque Country tarafından yürütülen bu araştırma, esrar kullanımına bağlı şizofreni riskini öngörebilecek biyobelirteçlerin tespitinde güçlü bir araç sunuyor.
Dünyada 15-64 yaş arasında yaklaşık 228 milyon kişi esrar kullanıyor. Özellikle genç yaşta başlayan esrar kullanımı, şizofreni gelişme riskini ciddi şekilde artırıyor. Dahası, esrar kullanıcılarının yaklaşık %10’unun yaşamları boyunca esrar kullanım bozukluğu geliştirdiği tahmin ediliyor. İlginç bir şekilde, şizofreni tanısı alan bireylerin neredeyse üçte biri esrar kullanım bozukluğu kriterlerini karşılıyor ve şizofreni hastalarının %42’sine kadar bu bozukluk görülüyor.
UPV/EHU Nöropsikofarmakoloji Grubu, benzer esrar maruziyetine rağmen neden bazı bireylerin şizofreni geliştirdiğini, bazılarının ise yalnızca esrar kullanım bozukluğu yaşadığını anlamak için biyolojik mekanizmalara ışık tutmaya çalıştı. Çalışmanın koordinatörü Leyre Urigüen, “Kanda, esrar kullanımıyla şizofreni gibi bir psikiyatrik bozukluk geliştirme riskini öngörebilecek potansiyel biyobelirteçler tespit etmeyi başardık,” diyor. Araştırma, Scientific Reports dergisinde 21 Mart 2025 tarihinde yayımlandı.
Farklı Gruplar Arasında Yağ Asidi Analizi
Araştırma ekibi, kan örneklerinde yağ asidi içeriğini karşılaştırdı. Bu kapsamda, “esrar kullanmayan şizofreni hastaları, esrar kullanıp kullanım bozukluğu geliştiren bireyler, hem şizofreni hem de esrar bağımlılığı olan çift tanı hastaları ve ne psikiyatrik bozukluğu ne de madde kullanımı olan bir kontrol grubu” incelendi. Dr. Urigüen, “Esrar kullanıp şizofreni geliştirenlerin, esrar kullanıp psikiyatrik bozukluk geliştirmeyenlerden nasıl farklılaştığını anlamak istedik,” diye ekliyor.
Bulgular çarpıcıydı: “Bu gruplar arasında önemli farklar tespit ettik. Belirli metabolitlerin (yağ asitlerinin) miktarlarını karşılaştırarak, üç hasta grubunu kusursuz bir şekilde ayırt edebildik,” diyor UPV/EHU araştırmacısı. Bu, gruplar arasında değişmiş veya farklı bir metabolizma olduğunu gösteriyor. Çalışmada, bazı yağ asitlerinin esrar kullanan grubu, şizofreni ve çift tanı hastalarından ayırdığı belirlendi. Urigüen, “Bu moleküller potansiyel biyobelirteçler olabilir,” diye vurguluyor.
Gelecek İçin Bir Başlangıç
Bu bulgu, araştırmacıyı umutlandırıyor: “Esrar kullanımına bağlı şizofreni gibi bir psikiyatrik bozukluk riskini öngörebilecek kan biyobelirteçlerini bulabilmek önemli. Bu çalışma, bu yolda bir başlangıç olduğunu kanıtladı. Ancak şimdi, analiz ettiğimizden daha büyük bir kohortla yapılan çalışmalarla bu bulguların çürütülmesi veya doğrulanması gerekiyor.”
Urigüen, çalışmanın bir diğer gücünün “hastalardaki plazma lipidomiklerinin ince ayar yapılması, yani yağ asitlerinin (lipitlerin) kapsamlı analizi” olduğunu belirtiyor. “Bu çalışma şekli, diğer gruplar tarafından tekrarlanabilir ve bu metabolitlerin belirlenmesinde ilerleme sağlanabilir,” diyor. Bu yaklaşım, UPV/EHU profesörü Nestor Etxebarria liderliğindeki IBeA Araştırma Grubu tarafından geliştirildi. Her iki grup, bu ve benzeri sorulara yanıt bulmak için yan yana çalışıyor.
Çalışma, 21 Mart 2025 tarihinde Scientific Reports dergisinde yayımlandı (DOI: 10.1038/s41598-024-83288-5).
Referans:
Aitor Villate, Maitane Olivares, Aresatz Usobiaga, Paula Unzueta-Larrinaga, Rocío Barrena-Barbadillo, Luis Felipe Callado, Nestor Etxebarria, Leyre Urigüen. Uncovering metabolic dysregulation in schizophrenia and cannabis use disorder through untargeted plasma lipidomics. Scientific Reports, 2024; 14 (1). DOI: 10.1038/s41598-024-83288-5
İlk yorum yapan siz olun