
Yağlı Karaciğer Birçok Hastalıktan Ölüm Riskini Artırıyor
Karolinska Institutet tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir çalışma, yağlı karaciğer hastalığı olan bireylerin genel nüfusa göre neredeyse iki kat daha yüksek ölüm oranına sahip olduğunu gösterdi. Araştırmaya göre, bu kişiler hem karaciğer hastalıklarından hem de kanser ve kalp-damar hastalıkları gibi yaygın hastalıklardan ölme riskiyle karşı karşıya. Çalışma, The Journal of Hepatology dergisinde 24 Mart 2025 tarihinde yayımlandı.
Yağlı Karaciğer Nedir ve Ne Kadar Yaygın?
İsveç’te her beş kişiden birinde, küresel çapta ise her dört kişiden birinde görülebileceği tahmin edilen MASLD (metabolik disfonksiyonla ilişkili steatotik karaciğer hastalığı), fazla kiloya veya obeziteye bağlı olarak ortaya çıkıyor. Hastalık, karaciğerde aşırı yağ birikimiyle karakterize ediliyor ve bu durum ciddi karaciğer hasarına ve hatta karaciğer kanserine yol açabiliyor.
Görünmez Bir Sağlık Sorunu
Karolinska Institutet, Huddinge Tıp Bölümü’nden Yardımcı Doçent Axel Wester, aynı zamanda Karolinska Üniversite Hastanesi’nde doktor olarak görev yapıyor. Wester, “Birçok insan, hastalığın erken evrelerinde herhangi bir belirti göstermediği için yağlı karaciğer hastalığına sahip olduğunun farkında değil,” diyor ve ekliyor: “Çalışmamız, MASLD tanısı konan bireylerin yalnızca karaciğer hastalıklarından değil, birçok farklı hastalıktan ölme riskinin arttığını gösteriyor.”
Araştırmanın Bulguları
Araştırmacılar, 2002-2020 yılları arasında İsveç’te MASLD tanısı alan toplam 13.000’den fazla hastayı inceledi ve bu kişilerin farklı ölüm nedenlerine yönelik risklerini genel nüfusla karşılaştırdı. Bulgular çarpıcı:
- MASLD hastalarının genel ölüm oranı, nüfusun neredeyse iki katı.
- Karaciğer hastalığından ölüm riski 27 kat, karaciğer kanserinden ölüm riski ise 35 kat daha yüksek.
- En yaygın ölüm nedenleri arasında kalp-damar hastalıkları (%54 daha yüksek) ve karaciğer dışı kanserler (%47 daha yüksek) yer alıyor.
Ayrıca, MASLD hastalarının enfeksiyonlar, sindirim sistemi hastalıkları, solunum yolu hastalıkları, endokrin hastalıklar ve dışsal nedenlerden ölme riski de artmış durumda. Ancak zihinsel hastalıklardan ölüm riskinde bir artış gözlenmedi.
Bütüncül Yaklaşımın Önemi
Karolinska Institutet, Huddinge Tıp Bölümü’nden Doçent Hannes Hagström, aynı zamanda Karolinska Üniversite Hastanesi’nde kıdemli doktor olarak görev yapıyor. Hagström, “Yağlı karaciğer hastalığı olan hastaları tedavi ederken yalnızca karaciğere odaklanmamalıyız,” diyor ve ekliyor: “Farklı tıp uzmanlıklarını içeren bütüncül bir yaklaşım ve erken müdahale, bu hastaların prognozunu iyileştirmek için kritik öneme sahip.”
Araştırma Ekibi ve Finansman
Çalışma, Hannes Hagström ve Axel Wester tarafından yönetildi; iki araştırmacı da son yazar olarak yer alıyor. İlk yazar ise Karolinska Institutet’te tıp öğrencisi olan Gabriel Issa. Araştırma, İsveç Araştırma Konseyi, İsveç Kanser Topluluğu, Stockholm Bölgesi, Syskonen Svensson Tıbbi Araştırma Vakfı, Mag-Tarmfonden, Bengt Ihre Vakfı, Profesör Nanna Svartz Vakfı ve Gastroenterolojik Araştırma Fonu (İsveç Tıp Derneği) tarafından finanse edildi. Hannes Hagström’ün kurumları, Astra Zeneca, EchoSens, Gilead, Intercept, MSD ve Pfizer’dan araştırma fonu aldı. Hagström ayrıca Astra Zeneca için danışmanlık yaptı ve KOWA, GW Pharma, Boehringer Ingelheim ve Arrowhead için karaciğer olayları değerlendirme komitelerinde yer aldı.
Bilimsel Referans
Gabriel Issa, Ying Shang, Rickard Strandberg, Hannes Hagström, Axel Wester. Cause-specific mortality in 13,099 patients with metabolic dysfunction-associated steatotic liver disease in Sweden. Journal of Hepatology, 2025; DOI: 10.1016/j.jhep.2025.03.001
İlk yorum yapan siz olun