
Yazan: Diyetisyen Beste Alimert
“DİYET” denilince aklınıza ne geliyor?
a) Aç kalarak geçen günlerden sonra göbeğinizin yerine zayıflayan sinirleriniz.
b) Kaloriler, gramlar, sayılar… sayılar…
c) Bir verip iki aldığınız kilolarınız.
d) Zayıflama hapları, çaylar, tatsız-tuzsuz yemekler
e) Hepsi…
Herhangi birini seçtiyseniz verdiğiniz kiloları tekrar aldınız ve/veya henüz doğru diyeti uygulamadınız.
a) Nerede, nasıl yaşıyorsanız, gününüz nasıl geçiyorsa, buna göre yemek yemeyi bilmek diyetinizi oluşturuyor. Karnınız tok, enerjiniz yüksek.
b) Besin içeriklerini; protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral kaynaklarını, antioksidanları ve ne kadarı sizin için gerekli- yeterli biliyorsunuz.
c) Bir daha kilo almaya neden yok, yediklerinizi dengelemek çok kolay.
d) Diyet lezzetten ödün vermek değil.
e) Hepsi…
Herhangi birini seçtiyseniz çok şanslısınız. Diyetiniz stres yaratmazsa devamlılığı kolay olur ve alışkanlıklarınızı değiştirir.
Yanlış Yöntem Yeniden Şişmanlatır; Doğru Yöntem, İnilen Kiloyu Korur
Aslında biliyorsunuz ki önemli olan kilo verebilmek değil, indiğiniz kiloda kalabilmek ve tekrar kilo almamak. Bu hiç kolay değil, haklısınız… Yapılan araştırmalar da size hak veriyor, inilen kiloyu korumak çok zor; az sayıda kişi verdiği kiloları geri almıyor; çünkü dünyada çok sayıda kişi ilk başta yanlış yöntemler deniyor. Verdiğiniz kiloları geri almamak uyguladığınız zayıflama yöntemine bağlı…
İlk defa kilo vermeye çalışıyorsanız, aç kalmak, zayıflama hapları ve karışımları, delicesine spor, hepsi sizi istediğiniz kiloya kısa sürede ulaştırabilir. Fakat bu yöntemleri geçici bir dönem uygulamak uzun dönemde işe yarasaydı verdiğiniz kiloyu hatta daha fazlasını kısa sürede geri almazdınız. Ve bir kötü haber daha: Artık vücudunuz eskisi gibi çalışmıyor olabilir. Tüm bu sağlıksız yöntemler kilo verdirirken birçok sağlık sorununa yol açabiliyor. İnsülin direnci ile beraber şeker hastalığı, yüksek kolesterol, karaciğer ve böbrek hastalıkları, bağışıklık sistemi sorunları, kemik erimesi gibi hastalık risklerini artırırken, kas kaybı ile daha fazla yağlanmaya yol açar.
Her Yanlış Diyet Sonunda Daha Çok Yağlanırsınız
Yanlış diyetler sonucunda değişen hormonlarınız ve metabolizmanızın daha yavaş çalışması, istediğiniz zaman kilo verememenize neden olabilir. Kısa sürede zayıflarken verilen kilonun büyük kısmını kaslardan kaybedersiniz. Zayıflasanız bile bölgesel kilolardan kurtulamamanızın sebebi de budur. Tekrar kilo alırken ise yağ kazanır vücudunuz. Böylece her defasında daha fazla yağa sahip olur, eski kilonuzda bile daha kilolu gözükürsünüz.

Bu Kısır Döngülerden Kurtulmak Çok Kolay… İstemez misiniz?
Kilo vermek istiyorsunuz, hemen… Arkadaşınız gibi ya da kardeşiniz ya da sevgiliniz, çevrenizdeki herhangi biri gibi… Oysa ondan o kadar farklısınız ki… Vücut yapınız; kas-yağ yüzdeniz, sağlık durumunuz, hormonlarınız, işiniz, sevdiğiniz-sevmediğiniz yiyecekler, beklentiniz, neden kilo aldığınız, nasıl bir beslenme şeklini hayatınıza adapte edebileceğiniz; ne kadar, nerede, ne sporu yapabileceğiniz ya da yapamayacağınız… daha bir çok şey. Son defa kilo vermek istiyorsanız kendi planınıza ihtiyacınız var ki; sizin yaşamınıza uysun, sağlıklı olsun, benimseyin, rahat -stressiz yapın ve bırakmayın.
Aç kalarak yapılan diyetler işe yaramaz. Ne ekmeği, ne yağı hayatınızda çıkarın. Ne arkadaş ortamlarından uzak kalın, ne de sevdiğiniz tatlardan. Yiyeceklerden uzaklaşmaya değil, aslında dengeye ihtiyacınız var. Denge hayatınızı kolaylaştırır, kilo verdirir ve korumak çok kolay hâle gelir.
Sadece Kalori Saymak Doğru Değildir
Kalorileri değil, besin gruplarını ve içeriklerini öğrenin. Vücudumuzun enerjiye ve bu enerji oluşturan proteine, yağa, karbonhidrata ihtiyacı var. Sizin için doğru miktarları ve önemini bilirseniz kalori saymanıza gerek kalmaz.
Ne kadar enerji aldığınız kadar, ne zaman enerji aldığınız da çok önemli. Vücudunuzun aldığınız enerjiyi yakabilmesi için tüm güne dağıtmanız şart. Sabahtan akşama kadar aç kaldıktan ya da çok az miktarda atıştırdıktan sonra yenilen akşam yemeği kilo almak için en baştaki nedenlerdendir. Oysa aç geçirilen gün sonunda zayıflayacağımıza inanırız.
Vücudunuzu ve Sistemi Tanıyın
Vücudunuzun nasıl çalıştığını öğrenin. Hormonlarınız kilo vermenizi etkiler. İnsülin, TSH, kortizol, testosteron gibi bazı hormonların düzensiz çalışması kilo vermenize engel olabilir. Ayrıca kan şekeri, kolesterol, ürik asit, karaciğer enzimleri gibi biyokimyasal değerleriniz de diyetinizin planlanmasında önemlidir. Kilo vermek istiyorsanız öncelikle doktorunuzla görüşmelisiniz.
Egzersiz Önemlidir
Hareket edin. En doğru yaklaşım düzenli spor yapmanız olur kuşkusuz. Fakat bazen gerçekten zamansızlık, bazen sağlık sorunları bazen de kendimizi de inandırdığımız bahanelerimiz spor yapmamızı engelliyor. O zaman en azından günlük hareketinizi arttırın. Asansör kullanmayın, gün içinde her saat 10 dk hareket edin, yürüyüş yapmak için fırsat yaratın. [ZT dergisi olarak, evde yapılabilecek etkili ve basit hareketleri içeren pek çok yazımız vardır. Örneğin Dr. Murat Kınıkoğlu’nun Evde Kolay Zayıflama Hareketleri yazısını okuyabilirsiniz.]
Yaşınız, sağlık durumunuz, stres düzeyiniz vücut için çok önemli olan bazı besin bileşenlerini takviye olarak almanızı gerektirebilir. Omega-3, coenzimQ10, alfa lipoikasit, gibi destekler bunlardan bazılarıdır.
Bunları hayatınıza fark etmeden adapte etmek aslında çok çok kolay. Zor olan, aç kalmak…

Diyet, zayıflama, kilo verme, nasıl zayıflanır, kilo vermek için ne yapmalı, hangi diyet zayıflatır, en iyi diyet, yağ yakma, zayıflarken çok yemeyi engelleme ve kilo almanın nedenleri hakkında olup sağlıklı yaşam (fitness) konusuyla dolaylı yoldan ilgili olan bu yazıda kullanılan telif haklarıyla korunan görseller: Loving Earth, madamepsychosis ve Christ Nielsen Creative Commons lisanslarına uygun olarak kullanılmıştır.

İlk yorum yapan siz olun