
Genç Sporcuların Susuz Kalma Olasılığı Daha Yüksek
Çeviren: Çiğdem Taş
Bir antrenör olarak, her ne kadar bazı çocuklar rahatlığı haylazlık etmek için bir fırsat bilse de,her zaman su araları vermeye özen göstermişimdir. Su araları, öbür türlü kendini çok zorlayabilecek çocuklar için iyi bir mola bahanesi olmasının yanı sıra, her zaman genç sporcuların daha fazla su kaybettiğine inanmışımdır. Strengnth and Contitioning Research dergisindeki yeni bir araştırmaya göreyse sandığımdan da fazla haklıymışım.
Yetişkin sporcuların olması gerekenden biraz daha az bir suyla spor yapabileceğine dair bir çok bilimsel kanıt varken, genç sprocularında aynı gemide olup olmadığına ilişkin yeterli kanıt bulunmamaktadır. Çocuklar genellikle ufak kişisel sağlık ölçümlerine karşı daha hassastır, bu nedenle çocukların sağlığını ve performansını etkileyen bazı temel faktörleri daha iyi anlamanın yararı var.
Su kaybını test etmek için, araştırmacılar iki idrar ölçeği kullandılar. Bunlardan ilki, idrara özgü yoğunluk dediğimiz, idrarda ne kadar çözünen madde bulunduğunun ölçülmesi. Sağlıklı insanlarda genel olarak, idrar ne kadar seyrekse, kişinin su ihtiyacı o kadar karşılanmış demektir. Bir diğer ölçek ise, adı üstünde idrar rengi ölçeğiydi. Eğer günde 4 litre ya da daha fazla su içmeyi denediyseniz, idrardaki renk ölçeğini kendiniz de farketmişsinizdir.
Sporcuların idrar örnekleri uyandıklarında, 90 dakikalık bir alıştırma öncesi ve sonrasında alındı. Sporcular ortalama 15 yaşlarında ergenlerdi ve jimnastik, yüzme ve koşma gibi çeşitli sporlar yapıyorlardı.
İki ölçeğe göre de, sporcuların %89’undan fazlası sabah uyandığında susuzdu. Genç ya da yetişkin bir çok insan gece boyunca su içmediği halde tuvalate çıkabiliyor bu nedenle bu beklenen bir sonuç. Ayrıca gün içerisinde ağız ve derinizden de su kaybedersiniz. Son olarak, karbonhidrat tüketmediğiniz için, biraz daha su da sindirme işlemlerinde kaybedersiniz. İşte sabahları tartı da hafif çıkmanızın sebebi budur.
Maalesef, durum alıştırma öncesinde de değişmedi. Sporcuların %76’sının eğitimden önce hala yeterli suyu yoktu. Çocuklar araştırma boyunca normalde içtikleri gibi su içebiliyorlardı ancak alıştırmadan sonra da susuz sporcuların sayısı neredeyse yine aynıydı.
Dikkat çeken diğer bir noktaysa, sporcuların alıştırmadan sonra yüzde bir oranında daha hafif olmalarıydı; bu spora ve sporcuya bağlı olarak yarım ya da bir kilo verdikleri anlamına geliyor. Alıştırma öncesi ve sonrasında susuzluk belirtileri gösteren sporcuların sayısı aynı düzeyde olduğundan, bunun sebebinin çözünen madde kaybına bağlı olması olası. Bu sporcuların terleyerek idrarı daha az seyreltecek tuz gibi bazı maddeleri de kaybettikleri anlamına geliyor. Bu da alıştırmadan sonra hem sıvı hem de katı madde ihtiyacını belirtiyor.
Sporun türüne ve suyun mevcudiyetine bakmaksızın, genç sporcular hem eğitim esnasında hem de sonrasında yetersiz su içme alışkanlıklarına sahipler. Çocuklara içirmek için sıvılar bulundurmak, su durumunu korumak için yeterince verimli değil. Bunun yerine, gün boyunca, özelliklede antrenman esnasında yeterli su alımını ve alıştırma sonrası sağlıklı bir yemeği ihmal etmemek tamamen antrenörler ve ebeveynlere düşüyor.

Referanslar
1. Giannis Arnaoutis, et. al., “Fluid Balance During Training in Elite Young Athletes of Different Sports,” Journal of Strength and Conditioning Research, DOI: 10.1519/JSC.0000000000000400
Kaynak: Doug Dupont, http://breakingmuscle.com/family-kids/youth-athletes-more-likely-to-be-dehydrated
Fotoğraf: EJ
İlk yorum yapan siz olun