
Kas Geliştirme Çalışmaları ve Genel Sağlığımız
Yazan: Hayri Özmeriç
Türkiye Body Fitness Şampiyonası’na Antalya’da iddialı olarak katılacak olan vücut geliştirmenin başarılı isimlerden Hazal Mert’in geçtiğimiz günlerde basınımızda gayet geliştirilmiş çarpıcı kas görüntüleri ile yer alması bu spor dalının genel vücut sağlığımıza etkileri bakımından ilgimi çekti. Gerçekten çok yorucu ve disiplinli uzun süren çalışmalardan sonra vücut yapıcıların ulaşabildiği bu olağanüstü kas yapısı görüntüleri çok etkileyici oluyor. Neticede fotoğraf karelerine gayet estetik kas yapıları olarak yansıyan bu vücut geliştirme çalışmalarının iç yapımızda da olumlu etkilerinin olup olmadığı konusunda oldukça dikkat çekici tıbbî tespitler var.
Tıp otoritelerinin bu konuda hatırladığım yazıları pek olumlu sonuç vermediği için, vücut/kas geliştirme çalışması yapan sporsever dostlarla düşüncelerimi paylaşmayı ve konuyu kıymetli değerlendirmelerine sunmayı uygun gördüm.
Zinde Türkiye dergimizde vücut geliştirme çalışmaları konusundaki yazılara kısaca bir göz attım. Bu konuda gerçekten bilgi ve tecrübe sahibi değerli yazarların tespitleri vücudun dış yapısını oluşturan kas yapısının büyütülmesindeki çalışmaların ayrıntılarından oluşmaktadır. (Dergi yöneticimiz değerli dostum İlşad Özkan’ın “Kas Geliştirmenin 10 Altın Kuralı” makalesinin “Aerobik” kuralı hariç.)

Bu incelemeler sonunda vücudun gözle görünen dış adale yapısını güçlendirme çalışmalarının, vücudun iç organlarındaki kasların güçlendirilmesi çalışmaları ile aerobik egzersizler ile koordine edilmesi halinde bir taraftan vücutçu olarak başarıya ulaşılırken diğer taraftan iç yapımız üzerinde de çok olumlu, sağlıklı sonuçlar elde edilmiş olabileceği kanaatine vardım.
Aerobiksiz Vücut Geliştirme İyi mi?
Vücut geliştirme çalışmalarının aerobik çalışmalar ile (koşu, yürüyüş, yüzme, bisiklet vs.) koordine edilmediği takdirde yapılan çalışmaların genel vücut sağlığı açısından önemli bir katkısı olmadığı konusunda Texas vücut şampiyonu üzerinde yapılan kinetik laboratuvar çalışmasını kıymetli bilgilerinize sunmak istedim.
Fitness ve aerobics konusunda yaptığı çalışmalar ve yazdığı kitaplar ile (30 milyon baskı ve 21 dile çevrilmiştir) uluslararası üne sahip Kenneth H. Cooper Md. MPH yazdığı “The Aerobics Program for Total Well-Being” adlı kitabında vücutçular hakkındaki düşüncelerini aşağıda açıkladığımız bir çalışma vesilesi ile dile getirmektedir.
Dr. Cooper hakkında bir bilgiyi de kısaca aktarmanın faydalı olacağı kanaatindeyim. Futbol ile yakın ilgisi olanların bildiği gibi; FİFA uluslararası futbol hakemliği lisansı için Cooper’ın koymuş olduğu esaslara göre fitness testi uygulamakta ve ancak başarılı olanlara FİFA kokartı vermekte idi. Gayet doğaldır ki; bu olay Dr. Cooper’ın uluslararası çevrelerde ne kadar güvenilir olduğunu ortaya koymaktadır.
Cooper’ın yukarıda açıklanan kitabındaki tespiti:
İZOTONİK VEYA İZOFAZİK EGZERSİZ: (Kısaca; durağan konumda adalelere yük bindirerek yapılan germe hareketleri)
“Kitaptaki metnin aynen tercümesi”
Bu egzersizler adale kütlesini büyültmeye ve kuvveti yükseltmeye yardım eder, fakat izometrik egzersizde olduğu gibi kardiovasküler sisteme bir faydası olsa bile çok azdır. Diğer bir ifade ile, uzun mesafe dayanıklılığı, kan hacminin ve akciğer kapasitesinin yükselmesini veya kan basıncının (tansiyon), nabız adedinin azalmasını temin etmez.
Hatta; olağanüstü olarak adale kütlesinin genişlemesi, kuvvetinin çoğalması temin edilmekle beraber bu çeşit egzersiz yapanların kardiovasküler ve mukavemet içeren fitness koşulları bakımından çok zayıf fiziki kondisyonda olduklarını keşfetmiş olduk. Müsaade edin oldukça çok şaşırtıcı gözlemimi size anlatayım: Birkaç sene evvel, “Mr Texas” bir değerlendirme için kliniğimize geldi. 28 yaşında, vücut yarışmalarında eyalet şampiyonasını kazanmış ve milli yarışmalara katılmak üzere yola koyulmuş. Ofisimize girdiği anda oluşan görüntüsünü tasavvur edemezsiniz. Pazularının çevre genişliği benim baldırımdan daha genişti ve göğüs ölçüsü inanılmayacak derecelerde idi. O kadar geniş idi ki; laboratuvarımızdaki hanım teknisyenler böyle bir göğse EKG elektrotlarını kimin takacağını tespit için kibrit çöpü çekiyorlardı. Onların bu tavırları üzerine onları ikaz ettim “Çok fazla bir şey beklemeyin. Beklendiği gibi olmayabilir.” dedim. (En azından onun beklendiği gibi olmamasını umuyordum.) Sonuçta test sonuçları benim doğru olduğumu gösterdi. Yürüyüş bandında 16 dakika yürüdükten sonra tamamen bitti, kalp atışı dakikada 192’ye çıktı, kendini çok zorladığı için içi bulandı! Kendi yaş kategorisine göre bu performansı fitness’da “zayıf” veya 100 üzerinden dipteki 15 puanda derecelenmişti.
Bütün Tıp Otoriteleri Öneriyor
Yukarıda bahis konusu check-up’ta Balke protokolü uygulanmıştır. Balke protokolüne göre koşu bandı değişmeksizin devamlı saatte 3,3 Mile / 5’310 M süratte çalışır. Sporcu ilk bir dakika düz olarak sonraki 1 dakika %2 ve takip eden her bir dakikada meyil %1 yokuş yukarı arttırılarak 25 dakikaya kadar aynı tempoda yürüme devam eder. Devam eden dakikalarda meyil artırımı yapılmaz. Dikkat: Tabiatı ile böyle bir test kendi başımıza değil bir kardiyolog doktor gözetiminde yapılmalıdır.
Aerobik egzersizlerin sağlığımız konusundaki etkileri bütün dünya tıp otoritelerince tartışmasız olarak kabul edilmiştir (bakınız: Aerobik Egzersizler). Dolayısı ile vücut geliştirme çalışması yapan değerli sporseverlerin ulaştıkları fevkalade güzel vücut dış görünüm yapılarını aerobik egzersizlerle vücut iç yapılarını da kuvvetlendirmelerini özellikle tavsiye ederiz. Sağlıklı günlerde mutluluk dileklerimizle,
Hayri Özmeriç

Vücut geliştirme sağlıklı mı, vücut geliştirme ve sağlık, sağlıklı vücut geliştirme, aerobik ve vücut geliştirme, kardiyo ve body building gibi konular hakkında olup vücut geliştirme, body building, fitness, sağlıklı yaşam ve spor konusuyla doğrudan ilgili olan bu yazıda kullanılan telif haklarıyla korunan görseller: Sam JR ve cuegalos Creative Commons lisanslarına uygun olarak kullanılmıştır.

değerli Hayri hocam selamlar.sizin yazılarınızın büyük bir bölümü sanki benim sorularımı cevaplıyor gibi.teşekkürler.yaş 54 ve 58 yaşında iki arkadaşız. arkadaşım ile 15 yıldır en az 75 ve ,veya,100 dakika ,haftada 3 gün koşarız.yaz kış vs hiç şaşmaz. koşu parkurumuz çok dik yamaçları ve inişleri çıkışları olan müthiş zor alanlar.bir çok arkadaş bizim tırmandığımız yokuşu yürüyerek çıkmakta zorlandı.hatta çıkmayanlar oldu.bize bu konuda daha bilimsel olabilecek katkılarınız olabilirmi?aslına bakarsanız bu yaş ve ortam ,çevremizin bize biraz gülümseme ile baktıkaları oluyorsada…. son dönemlerde ağırlık çalışmasını ekledik. ters günlere getirmeye çalışıyoruz.yaşımız gereği (kalp büyümesi)gibi kardiyo sıkıntıları olma riskinden söz edildi.bizim inancımız yıllardır koştuğumuz için bizim kalbimizin buna rahat geçiş yapacağı yönünde idi.nitekim yaptırdığımız EFOR testinde iyi göründü.bizimde hayalimizde maraton koşmak var. :)ama ne zaman ? nasip:)size imreniyoruz ve çok takdir ediyoruz.esenlikler dilerim..
Aziz Cemal, ilginize ve nazik iltifatınıza teşekkürler.
İzahatınız ve sorularınız çok keyif verici ancak gereği gibi cevaplayabilmek için
ek bilgilere ihtiyac var. Şöyle ki;
1/ Sizin ve arkadaşınızın kilonuz ve boyunuz
2/ 75 ilâ 100 dakika koşuyorsunuz, yaklaşık temponuz hangi yoğunlukta? Örneğin 400M kaç dakikada koşuyorsunuz (düz yolda)Bu ölçümleme sadece bir 400M için değil. Örneğin 75 dakika devamlı koşarken bu koşu sırasında her 400M yi vasati kaç dakikada koşuyorsunuz?
3/ Kalp atış adedi olarak hiç nabzınızı spor sırasında saydınız mı? Normal koşu antrenmanınızda nabzınız kaç atıyor. Bu sizin hangi yoğunlukta spor yaptığınızı en önemli göstergesidir.
4/ EFOR testinde hangi protokole göre yapıldı Bruce veya Balke protokolleri. Bunlardan hangisine göre efor testi yapıldı?
Değeli dostum, benden bilimsel katkı istediğin için bunları sormak durumundayım. Gerçi yapacağım katkı bilimsel olmaz, çünkü haddim değil. Ancak okuduklarıma ve tecrübelerime göre bir şeyler söylemeye çalışırım.
Yazdıklarına göre hemen söyleyeceğim:
1/ Ağırlık çalışması diyorsun. Sizin durumunuzda yapacağınız ağırlık çalışması az kilo çok tekrar esasına dayanır. Aman ağır kilolarla yapmayı denemeyin. Size uygun kilo; bir hareketi on veya on iki sefer tekrarladıktan sonra gücünüz tükenmemeli, daha devam edecek derecede yorgun olmamanız, zinde olmanı şart. enerjinizin gücünüzün tükenmemiş olması şart. Ağırlık çalışmasının yanında G E R M E (strech) çalışmalarına da eğilmeniz gerek.
2/ Koşu ile kalp büyümesi olmaz. Onların dediği kalp duvarlarının yağlanıp genişlemesidir, hastalıktır. Sizin kalbinizi kasları kuvvetlenir, duvarları genişlemez.
3/ Ç o k ö n e m l i : Ben koşuyorum bana hiç bir şey olmaz, koşar dururum demeyin.
Gerekli aralarla kalbinizi kontrol ettirin. Koşarken de itidali elden bırakmayınız.
Başarılı spor hayatı dileklerimle
Selam ve sevgilerle
Hayri Özmeriç